Sık Sorulan Sorular | Türkiye Down Sendromu Derneği

Sık Sorulan Sorular

Down sendromu bir hastalık değildir. Genetik bir farklılıktır. Down sendromunu iyileştirecek veya yok edecek bir tıbbi tedavi yoktur. Tek yol eğitimdir.

Her çocuk gibi Down sendromlu çocuklar da farklı zeka seviyesine, yetenek ve kişiliğe sahiptirler. Burada kilit nokta çocuğunuzun kapasitesini maksimum düzeyde kullanabilmesi için zamanında ve doğru desteği alabilmesidir. Erken eğitim programları, fizyoterapi, dil terapisi, alternatif terapiler, oyun grupları gibi seçenekler aileler tarafından iyice değerlendirilmeli ve doğru kaynaklara ulaşılarak karar verilmelidir.

"Çocuğun genleri öğrenme yeteneğini etkileyebilir ancak öğrenme fırsatını yaratacak olan, ailenin ona sağlayacağı eğitim imkanlarıdır." Ailesi, ait olduğu çevre ve okul çocuğunuzun gelişiminde genleri kadar etkili olacaktır. Down sendromlu çocuğun ileride ulaşabileceği düzeyi bebeklikte tahmin etmek imkansızdır. Ancak biliyoruz ki; Down sendromlu insanların çok büyük çoğunluğu okuma yazma öğrenir, ilköğretimi tamamlar. Hatta lise veya 2 yıllık üniversite okuyan, ikinci dil öğrenenler vardır. Çalışma hayatına katılıp, yarı bağımsız hayatlar sürebilmektedirler. Ancak bu durum, doğumdan itibaren başlayan, düzenli ve disiplinli bir çalışmanın sonucudur. Çocuğu doğru değerlendirerek ayakları yere basan, gerçekçi gelecek planları yapılmalıdır. Down sendromlu bireylerin gelişimleri geriden gelmektedir. Bu gerilik yaş büyüdükçe daha belirgin olarak gözükmekte, ama uygun eğitim programları ile onlar da pek çok başarıya imza atmakta ve toplum hayatı içinde anlamlı hayatlar kurabilmektedirler. Burada erken ve sürekli eğitim ve bol tekrar en önemli faktördür.

Yürüyecek mi? ………………………………Evet
Dişleri çıkacak mı? …………………………Evet
Konuşacak mı?..............................................Evet
Tuvaletini söyleyecek mi?.............................Evet
Özbakım becerisi kazanacak mı?................Evet

Hemen! Erken ve sürekli eğitim... Eğer çok ciddi bir sağlık sorunu yoksa 0-2 ay içerisinde erken müdahale ve fizyoterapi başlamalı. Tüm çocuklar için eğitim doğduğunda başlar. Down sendromlu bebekler diğer bebeklerden daha fazla desteğe ihtiyaç duyarlar. Ama diğer bebekler gibi onlar da ailenin kabullenmesine, sevgisine, iletişimine ihtiyaç duyarlar. Aileler bebeklik döneminde çocuğun gelişimde kilit rol oynamaktadırlar. Bebekle oynamak, konuşmak, şarkılar söylemek, yeterli uyaran almasını ve sosyal ortamlara sokarak farklı çevreleri tanımasını sağlamak önemlidir. Ama bütün bunlarla birlikte doğumdan itibaren fizyoterapist ve özel eğitim uzmanı desteği almak da gerekmektedir. Down sendromlu bebeklerin gelişim geriliği yaşadığı bilinen bir gerçektir. Bu sebeple çocuğun geri kalmasını bekleyip bir yaşından sonra müdahaleye başlamak doğru değildir. Hedef gecikme başlamadan desteğe başlayarak zaman içinde yaşıtları ile arasında açılacak makasın mümkün olduğunca dar tutulması olmalıdır.

Fizyoterapi ve özel erken eğitim programlarından bahsedilmektedir. 0 ay itibari ile eğitime başlamak çok önemlidir. Bu desteklere ücretsiz olarak ulaşmak mümkündür. Bunun için bebeğin tanı sonucu ile birlikte Sağlık Bakanlığı'nın duyurduğu hastanelerden birine giderek bebeğin engel derecesini ve durumunu belirten bir kurul raporu almak ve bu raporla birlikte ikamet edilen bölgedeki Rehberlik ve Araştırma Merkezine (RAM) giderek rapor çıkartmak gerekmektedir. Bu rapor ile aileler MEB'e bağlı özel rehabilitasyon merkezlerinden ücretsiz eğitim alabilmektedirler.

Daha detaylı bilgi için "Hayata Merhaba" sayfamızı buraya tıklayarak inceleyebilirsiniz!

Down sendromlu insanların yaşam süresi eskiden tıbbi müdahale imkanlarının kısıtlı olması nedeni ile daha kısaydı, o nedenle bazen bu yönde algılar olduğunu görebiliyoruz. Günümüzde Down sendromlu bireylerin yaşam beklentileri ortalama 50-55 yıldır ama bazı rahatsızlıklara daha yatkın olabilmektedirler. Bu yüzden sağlık kontrollerinin aksatılmadan ve zamanında yapılması, doğru sağlık danışmanlığının alınması hayati önem taşımaktadır. Sağlık kontrol listesi ihmal edilmemelidir.

Zihinsel engelli olmak duygusal engelli olmak demek değildir. Down sendromlu bebekler her bebek gibi her şeyden önce beslenme, temizlenme, sevilme ihtiyacı duyan, acıkınca, sıkılınca ağlayan, kızan, küsen, gülen, geceleri sizi uyutmayan bebeklerdir. Down sendromlu gençler de cinsel kimlikleri bulunan, ergenlik bunalımı yaşayan, aşık olan, kalbi kırılan, kardeşi ile kavga eden, kapıları vurup bangır bangır müzik dinleyen, gülen, dans eden gençlerdir. Bizler gibi onlar da tüm duyguları yaşarlar.

Down sendromlu bir çocuk sahibi olmanın aile yapısını veya diğer kardeşleri olumsuz etkileyip etkilemediği araştırılmış ve bu konudaki önyargıların doğru olmadığı anlaşılmıştır. Yapılan araştırmalarda boşanma oranının diğer popülasyona göre daha düşük olduğu gözlemlenmiştir. Kardeşlerde, Down sendromlu bir kardeşle yaşamın hem zorlayıcı hem de güçlendirici etkilerine maruz kaldıkları için hoşgörü, yardımseverlik gibi değerlerinin daha güçlü geliştiği belirtilmektedir.

Ailelerin ikamet adreslerinin bulunduğu İlçe Emniyet Müdürlüklerine bağlı 'Olay Yeri İnceleme' ve 'Kimlik Tespit Büro Amirlikleri'ne giderek 'Polis Vazife ve Selahiyet Kanunun 5. Maddesi A Bendi'ne istinaden gönüllülük esasına göre parmak izi ve fotoğraflarının alınıp emniyet sistemine kaydedilmesini isteyebilirsiniz. Böylece çocuğunuzun kaybolması durumunda emniyet sistemine dahil olarak çocuğunuzun bulunmasını kolaylaştırabilirsiniz.

İş, İstihdam, Mesleki Eğitim, Özlük Haklar, Emeklilik, Sağlık Yardımı, Engelli Aylığı, Muhtaç Aylığı, Engelli Bakım Hizmetleri, Vergi İndirimi Ve Araçlar, Eğitim, Engelli Kimlik Kartı, İndirimler, Fiziksel Çevre Düzenlemeleri, Sosyal Yardımlar, Spor, Medya, Ayrımcılık konularındaki yasal haklarınızı öğrenmek için buraya tıklayınız!

Lise için kaynaştırma sürecinde okul atamalarındaki haklarımız nelerdir?

Okul atamalarından kastettiğiniz yerleştirme ise, bu konuda Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinde ortaöğretim-lise için bir farklılık yoktur. İl-İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde bulunan Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu eğitsel değerlendirme ve tanılama sonrası tam zamanlı kaynaştırma kararı verirse, Özel Eğitim Hizmetleri Kurulu da ortaöğretim-liseye yerleştirme kararı verir. Yarı zamanlı kaynaştırma kararı verilirse, özel eğitim sınıfı veya özel eğitim okulunda öğrenci eğitim hayatına devam eder. Aynı şekilde, ortaöğretim-lisede tam zamanlı kaynaştırma ile eğitim alan öğrenciye Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı (BEP) yapılır ve sınavlarında BEP'ler kapsamında alınması gereken destekler (ek süre, sınavlar ve ödevlerdeki ek destekler vs.) belirtilir.

Annelerin Down sendromundan dolayı erken emeklilik hakkı konusuna değinebilir misiniz?

5510 sayılı Kanunla getirilen bir düzenleme olup, yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunan kadın sigortalılardan başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede ağır engelli çocuğu bulunanların, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen prim ödeme gün sayılarının dörtte biri, prim ödeme gün sayıları toplamına eklenmektedir. Ayrıca, yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunan kadın sigortalılardan başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede ağır engelli çocuğu bulunanların, Kanunun yürürlüğe girdiği Ekim 2008 tarihinden sonra geçen prim ödeme gün sayılarının dörtte biri, emeklilik yaş hadlerinden indirilmektedir.

RAM raporuna itiraz süresi ve süreci nasıldır?

İtirazlar, Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, İl-İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde bulunan Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu kararı (eğitsel değerlendirme ve tanılama aşaması) ve yine aynı müdürlükte bulunan Özel Eğitim Hizmetleri Kurulu yerleştirme kararlarının her birine tebliğden itibaren 30 gün içerisinde itiraz hakkınızı kullanabilirsiniz. İtirazınızı takiben 30 gün içerisinde karar verilmesi gerekmektedir.

Kızım 6 yaşında kalp ameliyatı geçirdiği ve alerjik astımı olduğu için pandemiden dolayı son 4 aydır ozel eğitime ve anaokuluna götüremiyorum. Kızımın evde eğitim hakkı var mıdır?

Evde Eğitim konusu Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği'nin 14. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, özel gereksinimli çocuğun sağlık durumu sebebiyle on iki haftadan fazla süreyle örgün eğitimden faydalanamayacağı üç uzman tabip tarafından düzenlenen durum bildirir sağlık kurulu raporuyla belgelenmesi halinde, İl-İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde bulunan Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu'na dilekçe ile başvurduğunuz takdirde ders yılı içinde evde eğitim alınabilir.

Oğlum 1. sınıf özel bir okulda kaydı mevcut. Pandemi dolayısıyla okula gönderemedik. Okul kaydını başka bir okula nakletmemizi istiyor. Ben istemediğim halde bunu yapabilirler mi?

Resmi ve özel tüm okullarda kaynaştırma-bütünleştirme yoluyla eğitim-öğrenim verilmektedir. Mevzuat hiçbir şekilde özel-resmi okul ayrımına gitmemiştir. Bu sebeple, her özel okulun özel gereksinimli öğrenciyi, sadece özel gereksinimli olmasından kaynaklı kayıt yapmama ya da kayıt yenilememe gibi bir hakkı söz konusu değildir. Burada bir öneri olarak, İl-İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Hizmetleri Kurulu'ndan ilgili özel okula, tüm eğitim-öğrenim masrafları tarafınızdan karşılanacağını taahhüt ettiğinizde ve bu koşulla ilgili özel okula yerleştirilmesi talepli bir dilekçe vermeniz halinde, Özel Eğitim Hizmetleri Kurulu ilgili özel okula yerleştirme kararı verebilmektedir. Böyle bir durumda özel okulun, aksi yönde yani çocuğu kabul etmeme gibi bir durumu olmayacaktır.

Yönetmelikte yer alan gölge öğretmen talebi için nereye ne şekilde başvurabiliyoruz?

Gölge öğretmen, ya da Milli Eğitim Bakanlığı'nın kullandığı terim olan “kolaylaştırıcı kişi” özel eğitim hukuku mevzuatında direkt olarak düzenlenmemiş olmakla birlikte, Milli Eğitim Bakanlığı'nın ilgili genelgesinde otizm spektrum bozukluğu tanılı çocuklar için, ücreti aileler tarafından karşılanmak üzere verilebileceği düzenlenmiş olup, bu durumun sadece otizm spektrum bozukluğu tanılı çocuklara değil, tüm gereksinim alanlarındaki çocuklara tanınması gereken bir haktır. Bu hak, Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına Dair Sözleşme'yi temel alarak, bu hakkın sadece bir özel gereksinim grubuna değil, bütün gereksinim alanlarına verilmesi gerektiğinden bahisle bir dilekçe ile İl-İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Hizmetleri Kurulu'na başvuruda bulunarak, talep edebilirsiniz.

Merhaba 2020 alınan vasi kararını yenilemek veya 2 yılda vasi değişikliği var mıdır?

2020 yılında alınan vesayet kararının 2022 yılında süresi dolmaktadır, bu sebeple iki yıl sonra vereceğiniz bir dilekçe ile sürenin uzatılmasını talep edebilirsiniz. Bu süre her defasında ikişer yıl uzatılır. Dört yıl vasilik yaptığınız takdirde, vasilikten kaçınma hakkınızı kullanabilirsiniz. Vasilikten kaçınma halleri de Türk Medeni Kanunu'nun 417. maddesinde düzenlenmiştir, bunlar altmış yaşını doldurmuş olmak, bedensel engelleri veya süreğen hastalığı olması sebebiyle vasilik görevini icra edemeyecek durumda olmak, dörtten fazla çok çocuğun velisi olmak, üzerinde başka bir vasilik görevi olmak ve cumhurbaşkanı, TBMM üyesi, cumhurbaşkanı yardımcısı, bakan veya hakim-savcı olmaktır.

Vasi kararı yenilenmesi  için  sıfırdan mı  başvuru yapmak gerekir  veya  elimizdeki  bir önceki  kararla süreci  hızlandırabilir miyiz? 

Vesayet kararını aldığınız Sulh Hukuk Mahkemesine vereceğiniz bir dilekçe ile uzatabilirsiniz, yeniden dava açmanıza gerek yoktur. Vesayet altına alınan kişinin Sulh Hukuk Mahkemesindeki dosyası kişinin hakkında vesayet kararı kalkana veya kişi vefat edene kadar açık kalır, dilekçe vererek uzatabilirsiniz.  

5,5 aylık oğlum Down sendromlu ilk raporda eğitim hakkı çıkmadı itiraz ettim. 2. Hastanede gerek görmedi. Fzik doktoru 6. Aydan önce bebeklere fizik olmaz dedi ve tekrar rapor çıkmadı. Sağlık bakanlığına gittim itiraz hakkımın olmadığı söyledi ve ben şu an ücretli olarak götürüyorum çocuğumu. Ne yapabilirim? 

ÖZGER yönetmeliğine göre, tebliğ ettiğiniz ÇÖZGER’e otuz gün ay içerisinde İl Sağlık Müdürlüğü’ne vereceğiniz dilekçe ile itiraz etme hakkınız bulunmaktadır. İtiraz sonucu gelen rapor ile ilk aldığınız rapor aynıysa rapor kesinleşir. Her iki rapor arasında farklılık varsa ve itirazınız devam ediyorsa bu sefer hakem hastane tarafından rapor verilmektedir, hakem hastaneden verilecek rapora idari başvuru yoluyla itiraz hakkınız kalmamaktadır. İtiraz süreçlerinden sonra idare mahkemesine idari işleme (rapora) ilişkin iptal davası açabilirsiniz. Bununla birlikte, rapor dolayısıyla bir zararınız bulunuyorsa ve bu zararlarınızı belgelendirebiliyorsanız (fatura, vb. gibi) bunlarla idare mahkemesinde tam yargı-tazminat davası da açabilirsiniz. Bir öneri olarak, özel gereksinimli çocuğun altı aydan önce eğitim alabileceğine ve buna rağmen raporda bu husus belirtilmediğine dair başka bir hekim ve özel eğitim öğretmeninden oluşan multi-disipliner bir şekilde mütalaa-görüş yazısı alabilirseniz ve bunu dava açarken mahkemeye sunarsanız davanızın sizin lehinize sonuçlanma ihtimali artacaktır.  

Ben de Down sendromlu 3.5 aylık bebeğimi sağlık ihmali sebebiyle kaybettim. Savcılıktan şikayet dilekçesi verdim. Süreci nasıl takip edebilirim, olumsuz dönüş olursa ne yapmalıyım? 

 Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunuzda savcılık konuyu etraflıca incelemektedir. Otopsi yapılmakta veya tedavi süresinde alınan epikriz raporları Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek incelenmekte olup, ihmal olup olmadığı Adli Tıp Kurumu raporu sonucu ortaya çıkmaktadır. Ancak özellikle engellilik veya malpraktis uzmanlık gerektiren konular olduğu için soruşturma aşamasında Adli Tıp Kurumu raporu aleyhinize gelmesi durumunda, özel bir adli tıp uzmanı hekimden mütalaa-görüş yazısı alabilir ve bunu da delil olarak soruşturma dosyasına sunabilirsiniz. Bununla birlikte, savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar-takipsizlik verilmesi halinde, bu kararın size tebliğinden itibaren onbeş gün içerisinde Sulh Ceza Hakimliği’ne detaylı itirazlarınızı içeren itiraz dilekçenizi sunabilirsiniz. Onbeş gün içerisinde itiraz dilekçesi vermediğiniz takdirde kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar kesinleşecektir.  

5 yaşında Down sendomlu kızım var. Adıyaman’da oturuyoruz. Hangi kreşe gittiysek kaynaştırma kontanjanımız dolu dediler. Ne yapacağız bilmiyoruz. Bir öneriniz var mı? 

İl-İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde bulunan Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu’na ÇÖZGER ile başvuruda bulunarak, eğitsel değerlendirme ve tanılama yapılmasını, sonrasında da Özel Eğitim Hizmetleri Kurulu tarafından istediğiniz veya herhangi bir kreşe yerleştirme kararı verilmesini talep edebilirsiniz. Bu karardan sonra okul veya kurumun sizi geri çevirme şansı olmayacaktır.  

20 Şubat 2019 tarihi itibariyle engelli sağlık kurulu raporlarının verilme şeklinde değişiklik yapılmıştır. Engelli sağlık kurulu raporu almak için Sağlık Bakanlığı'nın yetki verdiği devlet hastaneleri veya eğitim araştırma hastanelerinden randevu alarak süreci takip etmeniz gerekmektedir. Randevu almak için Alo 182'yi arayabilir veya www.mhrs.gov.tr linkine tıklayabilirsiniz. (Hastaneye gitmeden randevu alın ve hangi evrakları istediklerini öğrenmeyi unutmayın!) Raporun nasıl verildiğine dair ve raporun içeriği hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterseniz raporu alacak bireyin  yaş aralığına göre aşağıdaki linklere tıklayabilirsiniz.

18 yaş altı sağlık kurulu raporu (ÇÖZGER) için buraya tıklayın!

18 yaş üzeri sağlık kurulu raporu için buraya tıklayın!

Çözger yönetmeliği ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi yönetmeliğinde rapor bitiş tarihine 6 aydan az bir süre kaldığında tekrar rapor çıkarmak için başvuru yapılabileceğiniz belirtilmiştir. Yani raporunuzun bitmesine 6 aydan kısa bir süre varsa hastanelere tekrar başvuru yapabilirsiniz.

Eğer eğitim için yeterli şartları sağlık kurulu raporu sağlamıyorsa, rapora itiraz edilerek süreç içinde tekrar rapor çıkartılır. Örneğin raporunuzda dil ve konuşma terapisi alanında özel gereksinim belirtilmediyse, raporunuza bu ibarenin eklenmesi için itiraz edebilirsiniz. İtirazı bulunduğunuz il veya ilçedeki sağlık müdürlüğüne yapabilirsiniz.  Ayrıca belirtmeliyiz ki Çözger yönetmeliği ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi yönetmeliğinde rapor alındıktan sonraki 30 gün içerisinde rapora itiraz edilebileceği bilgisi yer almaktadır.

Çocuklar 18 yaşına gelene kadar sorun yok. 18 yaşını geçen tüm Türk vatandaşları için sağlık sigortası zorunlu. Ancak okul devam ettiği müddetçe bu süre başlamıyor. Okul bittikten 120 gün sonra sigorta başlamak zorunda. Bu kural engelli-engelsiz herkes için geçerli.

18'ini dolduran engelli eğer çalışmıyorsa ve raporu %60 veya üzeriyse anne veya baba üzerinden SGK sağlık sigortasi alabiliyor. Bunun için kimlik ve sağlık raporu ile bağlı bulunduğu SGK'ya başvuruyor. (Yalniz SGK bu rapora el koyuyor ve geri vermiyor, o nedenle sürekli rapor varsa başka bir rapor çıkartıp gitmek lazim.) SGK bir kurula sevk ediyor ve yeniden bir sağlık raporu çıkarttırıyor. Bu raporu da aileye vermiyor, dosyalıyor. Buna istinaden sağlık sigortasi başlıyor. Eğer engelli birey çalışıyorsa SGK kesinlikle engelli hakkını kullandırtmıyor, mevcut raporu da iptal ediyor. Diyelim ki genç rapor aldı, annesinin SGK’sını kullanıyor, sonra işe girdi, bu hakkı iptal oldu, ama sonra işten çıktı. Tüm süreç sıfırdan yeniden başlıyor.

İşe başladığında ayda ister 1 gün ister 30 gün çalışsın fark etmez, bu hakkı kaybediyor. Eğer part time çalışıyorsa işe girdiği an itibariyla tahakkuk eden zorunlu sigorta priminin geri kalan kısmını da kendisi ödemek zorunda kalıyor. Bu tutar normalde 260 tl. Ama aile bunu kendi insiyatifine göre ödeyemiyor, kaymakamlığa gidip gelir testi yaptırması gerek, sonrasında devlet ne kadar ödeyeceğini aileye bildiriyor. Burada ailenin gelirine göre yeşil kart vs alınabiliyor. Bu gelir testinin belirlediği tutar ilk tahakkuk tarihine geri dönük olarak uygulanabiliyor.

Türk millî eğitiminin genel amaç ve temel ilkeleri doğrultusunda öğrencilere; 

a) Bireysel farklılıkları, gelişim özellikleri ve eğitim ihtiyaçları dikkate alınarak eğitim hizmeti sunulması,

b) Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin ilgi, istek, yeterlilik ve yetenekleri doğrultusunda özel eğitim hizmetlerinden yararlandırılması,

c) Özel eğitim hizmetlerine erken dönemde başlanması,

ç) Özel eğitim hizmetlerinin özel eğitim ihtiyacı olan bireyleri sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırmadan, toplumla etkileşim ve karşılıklı uyum sağlama sürecini kapsayacak şekilde planlanıp yürütülmesi,

d) Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitsel performansları doğrultusunda amaç, içerik ve öğretim süreçlerinde uyarlamalar yapılarak diğer bireylerle birlikte eğitim görmelerine öncelik verilmesi,

e) Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin her tür ve kademedeki eğitimlerini sürdürebilmeleri için kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapılması,

f) Özel eğitim ihtiyacı olan bireyler için BEP geliştirilmesi ve eğitim programlarının bireyselleştirilerek uygulanması,

g) Ailelerin, özel eğitim sürecinin her aşamasına aktif katılmalarının sağlanması,

ğ) Özel eğitim politikalarının geliştirilmesinde üniversitelerin ilgili bölümleri ve özel eğitim ihtiyacı olan bireylere yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşları ile iş birliği içinde çalışılması, esastır.

Rehberlik ve Araştırma Merkezinde, Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu toplanacağı zaman aileye bilgilerin yer aldığı bir dilekçe imzalatılır. Dilekçenin altında “...... tarihte yapılacak olan özel eğitim değerlendirme kuruluna davetlisiniz” yazısı vardır. Bu dilekçe dışında da Rehberlik ve Araştırma Merkezinde çocuk değerlendirmeye alındıktan sonra öğretmenler ya da yöneticiler tarafından aileye değerlendirme kurulunun ne zaman olacağıyla ilgili bilgi verilir. Davet bu şekilde olur. Ailenin Kurulda oy hakkı bulunmaktadır. Aile isterse bu kurula katılıp görüş belirtebilir. Kurulda karar, oy çokluğuyla alındığı için ailenin istemediği bir sonuç çıkarsa da aile İlçe Özel Eğitim Hizmetlerine itiraz edebilir.

ÇÖZGER raporunda; dil ve konuşma alanında özel gereksinimi vardır ibaresi yer almalıdır.  (ÇÖZGER'den önceki sisteme göre  en az %20 ve üzerinde engel bulunuyorsa dil ve konuşma terapisi alınabilir.) Yeni sisteme göre dil ve konuşma terapisi alanında özel gereksinim belirtildiyse yaş sınırı olmaksızın destek eğitim raporuna RAM tarafından dil terapisi eğitimi yazılır.

Grup dersi çocuğunuz 36 aylık olduğundan itibaren, RAM tarafından verilen destek eğitim raporuna eklenir.

Bunun için;

  • Öncelikle hastaneden aldığınız Çözger sağlık kurulu raporunuzda özel gereksinimi vardır veya özel koşul gereksinimi vardır ifadesi yer alıyor olmalı.
  • Sonrasında grup dersinin Rehberlik Araştırma Merkezinden destek eğitim raporunuza eklenmesini isteyebilirsiniz.

 

 

Ram raporunun çıkarılması aşamasında Rehberlik ve Araştırma Merkezinde toplanan Özel Eğitim Değerlendirme Kurulunda ailenin söz hakkı vardır. 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Engelliler Müdürlüğü (İSEM) merkezleri İstanbul’da Anadolu ve Avrupa yakasında birçok ilçede bulunmaktadır. İsem merkezlerinin yaptığı eğitim ve etkinliklere katılmak için %40 ve üzerinde sağlık kurulu raporunuz olması yeterli. İlçenizde bulunan İSEM merkezinin numarasına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. Ya da bilgi almak için 153’ü arayarak önce 3’ü sonra 4’ü tuşlayabilirsiniz.

İSEM merkezlerini öğrenmek için buraya tıklayın!