Kimler için: Down sendromlu bireyler ve diğer engelli bireyler, zihinsel özel gereksinimli bireyler, okuryazarlık düzeyi düşük veya standart öğrenme materyallerine erişimde güçlük yaşayan kişiler, engelli bireylerle çalışan eğitmenler, sosyal hizmet uzmanları ve diğer profesyoneller.
GINA – Green INclusive Academy (Yeşil Kapsayıcı Akademi) Projesi, Avrupa Birliği Erasmus+ KA220-ADU Yetişkin Eğitiminde İş Birliği Ortaklıkları Programı kapsamında yürütüldü. Aralık 2023’te başlayan ve 30 ay süren proje Mayıs 2026’da tamamlandı.
Projenin Türkiye ayağı, Türkiye Down Sendromu Derneği ile Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı (TSÇV) iş birliğiyle yürütüldü. Uluslararası proje ortaklığında Almanya, Polonya, İsveç, Litvanya, Yunanistan, Fransa, İtalya ve Türkiye’den sivil toplum ve eğitim kuruluşları yer aldı.
GINA Projesi, engelli bireylerin çevresel sürdürülebilirlik konusunda bilgi ve becerilerini geliştirmelerini ve daha çevre dostu bir yaşam sürmelerini desteklemek amacıyla hayata geçirildi. Proje, sürdürülebilirlik ve çevre alanındaki pek çok eğitim kaynağının engelli bireyler açısından yeterince erişilebilir olmadığı tespitinden hareketle geliştirildi. Bu doğrultuda çevre, iklim ve sürdürülebilir yaşamla ilgili bilgilerin Kolay Okunur ve anlaşılır içerikler aracılığıyla daha erişilebilir hale getirilmesine odaklanıldı.
Projenin temel yaklaşımı, engelli bireyleri yalnızca eğitimlerin yararlanıcısı olarak değil, öğrenme ve bilgi paylaşımı süreçlerinin eşit katılımcıları olarak konumlandırmak oldu. Engelli bireyler ile onlarla çalışan profesyonellerin birlikte öğrenmeleri, çevre dostu davranışlar konusunda farkındalık kazanmaları ve edindikleri bilgileri kendi çevrelerine aktarabilecek kapasiteye ulaşmaları projenin temel hedefleri arasında yer aldı.
Proje süresince farklı ülkelerde atölyeler, rol canlandırmaları, film ve müzik çalışmaları gerçekleştirildi, uluslararası toplantılar ve eğitim faaliyetleriyle ortak öğrenme süreçleri desteklendi. Engelli bireyler ve profesyoneller, sürdürülebilirlik konularındaki bilgi ve deneyimlerini paylaşmak ve geliştirilen içeriklere katkı sunmak üzere ulusal ve uluslararası faaliyetlerde bir araya geldi.
GINA kapsamında ele alınan başlıca konular arasında iklim eğitimi, elektrik, ısı, su ve enerjinin bilinçli kullanımı, beslenme, atıkların azaltılması ve geri dönüşüm, sorumlu tüketim ve yeşil ağlar yer aldı. Bu başlıkların engelli bireyler açısından anlaşılır ve gündelik yaşama aktarılabilir biçimde ele alınmasına yönelik çalışmalar yürütüldü.
Projenin önemli çalışmalarından biri, engelli bireylerin sürdürülebilirlik alanında öğrendiklerini akranlarıyla paylaşabilmelerini destekleyen “Become a GREEN Life Trainer – Yeşil Yaşam Eğitmeni Ol” yaklaşımının geliştirilmesiydi. Böylece engelli bireylerin yalnızca öğrenen değil, sahip oldukları bilgi ve deneyimi başkalarına aktarabilen aktif eğitmenler ve değişim aktörleri olarak güçlenmeleri amaçlandı.
Proje kapsamında ayrıca engelli bireyler, eğitmenler ve destek personeli için çevresel sürdürülebilirlik konularını erişilebilir biçimde ele alan “Make Your Life GREEN – Hayatını Yeşile Dönüştür” başlıklı interaktif bir e-kitap üzerinde çalışıldı. İçeriğin Kolay Okunur formatta hazırlanması ve farklı ülkelerde kullanılabilecek erişilebilir bir eğitim kaynağına dönüştürülmesi proje çalışmalarının temel bileşenlerinden biri oldu.
Türkiye’de yürütülen çalışmalar kapsamında Türkiye Down Sendromu Derneği ve Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı, engelli bireylerin ve alanda çalışan profesyonellerin projeye katılımını destekledi, sürdürülebilirlik konularının erişilebilir yöntemlerle ele alınmasına ve uluslararası ortaklık içinde geliştirilen bilgi ve deneyimin Türkiye’ye aktarılmasına katkı sundu. Projenin sonuçlarının daha geniş kitlelerle paylaşılması amacıyla Türkiye’de de bir yaygınlaştırma etkinliği planlanan proje faaliyetleri arasında yer aldı.
GINA ile sürdürülebilir yaşam ve çevre konusunda bilgiye erişimin herkes için mümkün olması gerektiği vurgulandı. Proje, engelli bireylerin iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik gibi toplumsal yaşamın temel konularında bilgiye erişebilmelerini, kendi yaşamlarında daha bilinçli seçimler yapabilmelerini ve çevrelerindeki dönüşüme aktif biçimde katkı sunabilmelerini destekleyen kapsayıcı bir öğrenme yaklaşımı ortaya koydu.