Gülay Alan'ın Doğum Hikayesi | Türkiye Down Sendromu Derneği

Gülay Alan'ın Doğum Hikayesi

Merhaba.

Bugün oğlumun dördüncü yaş günü ve Twitter’da dolaşırken böyle bir iletiye rastladım. Doğum günü olduğu için daha bir detaylı düşündüm oğlumum hayatımızdaki yerini. Ben hemşireyim. Hatta şu an nöbetteyim :) 

Dört sene geçti ve bazı acıları gülümseyerek hatırlayabiliyorum elhamdülillah. Oğlum erken doğdu. Doğumu beklerken kalp atışları yavaşladı. Ama erken olduğu için ne kadar anne karnında kalsa o kadar faydalı diye doğum olmaması için geciktirmeye çalıştılar. Kendi çalıştığım hastanede doğum yaptım. Hatta çalıştığım klinikte oğluma arkadaşlarım tedavi uyguladı. Birçok anneye göre şanslıydım belki de tam tersi birçok şeyi bilmenin verdiği tedirginlik. Oğlum yedi aylıktı karnımda, bağırsağında kısmi darlık olduğunu söyledi doktor. Tabii üniversite hastanesi, özel hastaneler dahil birçok yere gittik anne karnında müdahalesi olmasa da o anki telaş işte. İkili üçlü tarama yaptırmamıştım ve bir doktor demişti Down sendromu olabilir ama fiziki özellikleri normal görünüyor gibi şeyler, şu an hatırlamak bile istemiyorum detayları.

Karnımdayken Down sendromu aklımdan geçmiyordu, ağlıyordum küçük bebek nasıl dayanacak ameliyata, benden ayıracaklar, emziremeyeceğim gibi. Şimdi en çok pişmanlık duyduğum konu Allah'ın verdiğine razı olamadım hamileliğimde gereksiz yere ağladım. DÜŞÜNEMEDİM Kİ RABBİMİN MERHAMETİ BÜTÜN ANNELERİNKİNDEN ÜSTÜNDÜ SADECE DUA ETMELİYDİM. Doğumdan az bir zaman önce kontrolde bağırsağındaki darlığın azaldığı söylendi ve bir daha baktırmadım kafamı bulandırmamak için. Neyse ki doğum günü geldi ve sabırsızlıkla bekliyorduk her anne baba gibi. Ve uzun bekleyişten sonra oğlum doğdu. Bana gösterdiler ama bir terslik vardı normalde kucağıma verilip emmesi gerekirken hemen servise çıkarıldı.

Erken doğdu küçük ondandır derken. Beni arkadaşlarım oğlumun olduğu çocuk servisine götürdüler ben kucağıma alıp odamıza geçme hayali kurarken daha oğlumu görmeden yoğun bakımda kalacağını, bağırsağı tıkalı olduğu için emziremeyeceğimi ve Down sendromu olma ihtimali olduğunu söylediler. Tabii o anki duygularıma kelime bulamıyorum. Gittim oğlumu sevdim kokladım ve hüzünlü bir şekilde odaya gittim. Kucağım boş karnım boş, öyle boşluktaydım ki yazarken bile gözlerim yaşarıyor. Daha sonra giyindim temizlendim yine sevmeye indim yavrumu. Şanslıydım ki arkadaşlarıma emanetti ve istediğim saatte görebiliyordum. Sütüm gelsin diye de emmese de pompayla sağıp saklama koşullarına uygun sütü saklıyordum. O gece yanımda birileri olsa da ben yalnızdım duygularım hislerim yapayalnızdı. Çünkü karnım da kucağım da bomboştu. Bir yandan Down sendromlu bebeklerin nasıl büyüdüğü, yetişkinliği gibi sorular aklımdan geçiyor, bir yandan belki değildir diye dualar ediyordum. 

İlk yirmi saat tahliller falan emziremedim, daha sonra çok şükür ki zorlanmadan emzirdim ama bağırsağı tıkalı olduğu için kusarsa ameliyat olacaktı. Kakasını yapması çok önemliydi. İlk zamanlar emiyordu, az kusuyordu, dört gün sonra eve taburcu olduk ve kusmalar iyice arttı ama ameliyat olmasın diye kusmaması için bildiğim ne varsa uyguluyor yine de engel olamıyordum. Ve tabii ki kilo vermeye ve sararmaya başlayınca hastaneye gittik ve ilk muayene eden cerrah kalbinde sıkıntı olduğu için edemeyeceğini söyledi. Bir üzüntüyle geri döndük. Özel bir hastanedeki doktor çok yoğun olduğunu, böyle büyük bir vakayı alamayacağını söyledi. Ve bayram tatili giriyordu dokuz günlük. İlk muayeneden önce acildeki cerrahın bu çocuğun doğmaması gerekirdi sözleri hep aklımda ya oğlum olsun diye ilgilenmezlerse. Çok şükür ki iyi bir doktor ameliyat etmeyi kabul etti ve bayramda da nöbetçiydi. Ve ben bayramda oğlumu hastanede bırakıp eve yalnız döndüm. Eşim sağ olsun üzülmeyeyim diye arkadaşlarımla görüştürüyordu beni. Ama canımı yakan birçok ekstra olay da beraberinde seyrediyor oğlum dışında. Ve ben onlara da üzülüyorum. Neyse ki oğlum ameliyat oldu çok şükür başarılı şekilde ve ilk dört beş gün ağızdan beslenemiyor. Varıyorum her seferinde farklı yerden damar yolu takılmış. Ve acaba takılırken ne kadar ağladı gibi birçok düşüncem vardı. Ziyarete gidiyoruz emzirmeyi dört gözle bekliyorum ama henüz hazır değil diyor doktor. İnternetten araştırdığımda daha erken beslenmesi gerekiyor bir aksilik var diye korkuyorum. (İnternet güzel ama kıyaslama yapmak çok yanlış, bu da önemli bir not olsun. Çünkü her bilgi her hasta için aynı olmayabiliyor).

Bir gün ziyaretten sonra sütümü sağdım, çektiğim fotoğraflara bakıyorum (kendim yeni doğan yoğun bakım hemşiresi de olsam farklı bir hastanede oğluma sadece bir kez dokunabildim. Israr etmeye çekindim diğer aileler hiç göremezken) ve dayanamayıp ağladım. Allah’ım hamileliğimde razı olamadım ama o çok güçlü çıktı ve ameliyatı atlattı. İsyan değil ama ben artık hasretine çok zor dayanıyorum dedim ve duam bitti belki aradan beş dakika bile geçmedi hastaneden aradılar annesi emzirmeye gel diye. O an anladım ki kul dayanamayacak sınava tabi tutulmuyor. Ve o günden sonra en büyük desteği o anımı hatırlayarak buluyorum. Bakıyordum ki insanların çocuklarında küçücük sağlık problemi var diye depresyondan çıkamayanlar oluyordu ama biz Down sendromu anneleri çocuklarımız için hep daha güçlü oluyoruz elhamdülillah. Yani oğlum doğduğunda iyi olması için dua ederken Down sendromlu olduğu çok da umurumuzda değildi. Bir Down sendromlu annesi abla öyle demişti. Büyük sağlık problemiyle doğan Down sendromlu aileler daha çabuk kabulleniyorlar, çünkü onlar için yaşaması önemli Down sendromlu olması değil ama sağlık problemi olmadan doğan Down sendromlu aileleri daha çok Down sendromuna odaklanıyor diye. Çok hak veriyorum. Şimdi oğlumu severken hep şükrediyorum şükür ki şu an bizimle. Ve illa ki zorlandığımız konular oluyor. Ne kadar güçlü de olsam en büyük duam Allah’ım bizi kimseye muhtaç etme canımızı kolayca birlikte al. Rabbim kimseye kaldıramayacağı bir yük vermesin. İkinci çocuğa hamile kalmak istiyorum ama doktorların anlayışsızlığı beni korkutuyor. Birçok gereksiz işlem uygulanıyor. Down’lu diye ikili test üçlü test zorlayacaklar ama ben istemiyorum gereksiz ultrasonlar, tahliller, aşılar da aynı şekilde. Evet, sorun çıktığında tedavi edilse tamam ama tedavi doğum sonrasına bırakılıyor Allah korusun. Belki doğum sonrası için hazır olmak  gibisinden bazı aileler isteyebilir ama istemeyen aileler de çok fazla inşallah doktorlar ve diğer insanlar bu konuda baskı yerine daha anlayışlı ve düşüncelere saygılı olurlar. Başta sağlıkçı arkadaşlarım “Aa niye yaptırmıyorsun?” diyeceği için hamilelik sürecimi ücretsiz izinle geçirmek istiyorum ama yine de korkum var elbet. Down sendromlu veya sağlık sıkıntısı olur diye korkmaktan öte ikisiyle nasıl baş edebilirim ve bir sürü gereksiz korku. İnşallah Rabbim güç verir. 

Dualarım meleklerimizle...